Hayat Dediğin
Bir ressamın tuvali ile fırçası bazen,
İki sevgilidir sarmaş dolaş parkta gezen,
Yoldaki fettan kadın bile, nefes kesen,
Acıyıp durduğun yetim senin hayat dediğin.
Üzerinden geçilen köprüdür kimi zaman,
Hatta odun parçasıdır içini ısıtan.
Bir dostun kapısıdır yüzüne kapanan,
Menfaatler pazarı senin hayat dediğin.
Sevinmek ve üzülmek, gülmek ve ağlamak
Bazen umut edip, bir ümitle bağlanmak,
Didinerek yazdığını kolayca karalamak,
Yaz boz tahtası senin hayat dediğin.
An gelir yeni doğan bebeğin ağlayışıdır,
Gece narasıyla uyandığın sokağın ayyaşıdır.
Gün gelir senden kalan yalnız mezar taşıdır.
Bir doğuş, birde batış senin hayat dediğin.
Gizlenmesi gereken sırdır kimi zaman,
Bir ayrı kalış, ölümle gelen erken.
Bazen sefalettir, bazen de görkem,
Ölümün çözdüğü sır senin hayat dediğin.
Bir demircinin nasır tutan elleri,
Bir kızın toz pembe hayalleri,
Bazen umut selleri, bazense kavak yelleri,
Yaşamakla da bitmez senin hayat dediğin.
Kerem ELMAS – 1992 EKİM – Düzce


